biri söylese inanmazsın, kehanet olsa güler geçersin...
günlerdir kareli eteğim soket çorabımla 16 yaşındayım kısacık saçlarım..
bi çocuk sevmiştim lacivertti gözleri, o sıralar denizi özlerdim belki ondan o kadar sevmiştim, gözlerine ne zaman baksam bi dalga beni içine alacak sanırdım..
beni hiç öpmüş müydü hatırlamıyorum, utandığımı hatırlıyorum sadece çok utanırdım onun yanında, sevdiğimi bildiğini bildiğimden belki..
bölük pörçük hatıralar bi otobüs servisinin arkasından el salladığımı hatırlıyorum; sabahtı, güneşli bi sabahtı sanırım içim üşüyordu ama okula kadar başım önde gitmiştim..
bir gün bir mesaj yazmıştı, önümde diz çöküp ellerimi avuçlarının arasına aldığını hissettim, "bir gün buluşmak üzere" demişti.. üzülmüştüm, inanmamıştım beklememiştim de (yani sanırım)..
sonra aşık da oldum çok defa..
13 yıl sonra evlerimizden çok uzakta aynı ilin ilçesinin beldesinde yaşıyor olduğumuzu öğrenene kadar aklıma bile gelmiyordu..
bir gün biri gelir ve yüreğinizdeki kitabı eline alır, üzerindeki tozu üfleyiverir :)
21 Nisan 2013 Pazar
4 Şubat 2013 Pazartesi
hep yalnızdım aslında..
okul bahçesinde en köşede duvarın dibinde oturan kız çocuğu bendim. hep tek kişilik oyunları ezberleyen.
üniversite sınavına yalnız giden tek insandım. cebindeki bozuk paraları yere bırakan.
hastane odalarında, otobüs yolculuklarında, sinema salonlarında, kafelerde..
sokaklarda hep hızlı adımlarla yürüyen bendim.
aşklarımsa evrenin bana; "hadi kızım yürü, kim tutar seni, deh!" deme şekliydi.
okul bahçesinde en köşede duvarın dibinde oturan kız çocuğu bendim. hep tek kişilik oyunları ezberleyen.
üniversite sınavına yalnız giden tek insandım. cebindeki bozuk paraları yere bırakan.
hastane odalarında, otobüs yolculuklarında, sinema salonlarında, kafelerde..
sokaklarda hep hızlı adımlarla yürüyen bendim.
aşklarımsa evrenin bana; "hadi kızım yürü, kim tutar seni, deh!" deme şekliydi.
mutlu olacağımıza o kadar inanmıştık ki, mutsuzluğumuzu kabul etmedik hiç.. iyi insanlar sonsuza dek mutlu yaşardı çünkü, iyiydik! hep düzelecek hep geçecek diye umut ederek, bekleyerek öldü çoğu iyi insan, mezarlarında unutuldular. zaman adil davranmıyordu iyilere, herkes için geçiyordu ve bir iyiye yapılan haksızlık an geçtikçe katlanıyor ve zamanın sırtına ödenmesi imkansız bir borç olarak biniyordu, iyiler alacaklarını tahsil edemez çoğu zaman ve zaman hiç de sadık değildir borçlarına, alacağına şahin vereceğine karga..
18 Ekim 2012 Perşembe
yanlış yöne gidiyoruz kaptan, git gide uzaklaşıyor hayallerim benden. ufuk çizgisi kadar uzak şimdi hayallerim ben ulaşmaya çalıştıkça daha da uzaklaşıyor.
bir dalga vuruyor atıyor bilmediğim kıyılara, dünya ne kadar büyük ne kadar bir kum tanesi yurdum ne yerdeyim ne gökte her yerdeyim hem hiçbir yerde..
insanın gittiğinde kurtulabileceği dertleri olmalı, nereye gitse kendiyle gelen değil. bu kadarını hak edecek kadar bedbaht olmamalı kimse.
bir dalga vuruyor atıyor bilmediğim kıyılara, dünya ne kadar büyük ne kadar bir kum tanesi yurdum ne yerdeyim ne gökte her yerdeyim hem hiçbir yerde..
insanın gittiğinde kurtulabileceği dertleri olmalı, nereye gitse kendiyle gelen değil. bu kadarını hak edecek kadar bedbaht olmamalı kimse.
öğrendim ki gitmek marifet değilmiş, nereye gitse bir canı beklermiş insan. gittiği yerde dağlar daha bir yeşil, deniz daha bir mavi, yıldızlar daha bir parlakmış da senin gözün yollarda kalmış ne çare.
yangın dediğin nedir ki yanar insan. aşkla yanar, hasretle yanar, acıyla yanar. yangın kalbe sıçrarsa kül olur insan, kendi yangınında yanarsa kimseler söndüremez, sevdiğinin bir nefesi yetse de söndürmeye, yetişemez.
olmuyor işte kendini koruyamıyorsun ne yapsan da duvarlar da örsen, setler de çeksen olmuyor demek ki, sevgi hava gibi bi yerden girip doluyor ciğerlerine, sonrası bi sarhoşluk hali, bu sefer diyorsun her defasında duyuyorum "bu sefer", olmuyor işte aşk öyle bir şey değil, masallardaki gibi, kitaplardaki gibi, senin düşlediğin gibi değil işte, senin gözün yolda, o yolun sonu varmıyor ona, ne başında ne sonunda yok o yolun, gelecek mi sanıyorsun, belki gelir ama seni senden etmeden değil, sen ölmeden çürümeden değil, öyle bir şey yok.
yangın dediğin nedir ki yanar insan. aşkla yanar, hasretle yanar, acıyla yanar. yangın kalbe sıçrarsa kül olur insan, kendi yangınında yanarsa kimseler söndüremez, sevdiğinin bir nefesi yetse de söndürmeye, yetişemez.
olmuyor işte kendini koruyamıyorsun ne yapsan da duvarlar da örsen, setler de çeksen olmuyor demek ki, sevgi hava gibi bi yerden girip doluyor ciğerlerine, sonrası bi sarhoşluk hali, bu sefer diyorsun her defasında duyuyorum "bu sefer", olmuyor işte aşk öyle bir şey değil, masallardaki gibi, kitaplardaki gibi, senin düşlediğin gibi değil işte, senin gözün yolda, o yolun sonu varmıyor ona, ne başında ne sonunda yok o yolun, gelecek mi sanıyorsun, belki gelir ama seni senden etmeden değil, sen ölmeden çürümeden değil, öyle bir şey yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)